Bitcoin Nedir ?

Herhangi bir resmi kuruluş ile bağlantısı olmayan sanal para birimi. “Ben alacağım mala dokunmadan alışveriş yapamam” diyenlerin bile hayallerini süsleyen şey. 2009 yılında Satoshi Nakamoto lakaplı biri ya da birileri tarafından sisteme sokuldu. Bitcoin’in para birimi haline gelmesiyse herkes tarafından kabul edilip değer görmesiyle oldu. Çünkü sınırlı sayıda üretiliyor. Bir şey kabul edilir ve değer verilirse, azsa ve ilgi görüyorsa kıymeti yükselir. Mühendislik fakültesindeki kız gibi… Bitcoin başlangıçta sadece deep web’de kullanıldı. Bu deep web Yüzüklerin efendisindeki orta dünya gibi bir şey. Bitcoin’i de mordor dinarı gibi düşün. Peki, bitcoin’i nasıl elde edebilirsin? Eğer, devasa data merkezleri kuracak, özel donanımlı bilgisayarlar alacak kadar paran çok gibiyse teknolojiden de anlıyorsan “mining” yani madencilik yöntemi ile üretebilirsin. Bir başka yol da bitcoin sahibi olan birinden, eşinden, dostundan veya bitcoin borsalarından almak. Hani bizde komşuya kızar ev sahibi olursun ya. Kendi bitcoinimizi de kendimiz yapsak ya! Türkcoin. Bütün dünya kıskanır ha. Şimdi kazandık ettik de nerede harcayacağız bu coinleri? Orası kolay. Artık dünyada pek çok işletme bitcoin kabul ediyor. İnternetten pizza da satın alabilirsin, bilgisayar da… Bitcoinle ilgili şehir efsanelerinden biri de kimse anlamadan yasadışı işlere bulaşsam bile kimliğimi kimse öğrenemez. O kadar da değil canım. Çünkü eninde sonunda satmak ya da almak için bitcoin borsasına girmen gerekecek. Borsa da senden ananın kızlık soyadına kadar isteyecek. Diyelim ki yanlışlıkla birine bitcoin gönderdin; üstüne bir bardak su iç. Şifreni unuttun; bekle geri alırsın. Alım-satım işlemlerini yedeklemedin, cihazı çaldırdın; hesabını bir daha (nah) görürsün. Öyle müşteri hizmetlerini arayıp günün stresini kusacağın bir müşteri temsilcisi de bulamazsın.